Son görüşmemizin ertesi günü, yeniden "yemek yiyebilirsin" dediler… İştahı kesilmemişti… Kanama da durdu…
İki gündür gayet enerjikti...
Bugün çok halsiz, bütün gün uyudu, hala uyuyor… Ödem yapan sıvıları boşaltmaya çalışırken şimdi de ani sıvı kaybı oluştu. Halsizlik ve tansiyon "oynaklığı"nın sebebi…
Dolayısıyla "aradığınız kişi şu an telefona cevap veremiyor, bip sesinden sonra mesaj bırakabilirsiniz…"
31 Ocak 2015 Cumartesi
27 Ocak 2015 Salı
+ 13
Hücreler çoğalıyor, herşey normal… Bugün tam doğru dürüst yemeğe başlamıştı ki bu sefer de doktorlar ağızdan beslenmeyi durdurup tekrar damardan beslenmeye döndüler, trombositler düşük olduğu için hafif bir bir kanama var, o yüzden… Sabah düşük olan moral seviyesi akşam üstü biraz yükseldi… Zaman zaman ağırlaşan bulutlar yağmur bırakmakla birlikte yarın beklediğimiz sıcaklık yine 36 derece, güneşli… :-)
25 Ocak 2015 Pazar
+ 11
Merhaba,
Birkaç günden beri yeme alıştırmaları yapıyoruz… Küçülen mide normal besinleri unutmuş, yabancı madde olarak algılıyor. Dolayısıyla pek kabullenmiyor… Neyse ki biraz inat ve ısrarla sanıyorum bir uzlaşıya vardık ya da varmak üzereyiz… Moral inişli çıkışlı. Bugünkü hemşiremiz de sağolsun pek suratsızdı. Temizlikten sorumlu çok sevimli ve içten bir hanımın cesaretlendirmesiyle biraz kalkıp koridorda bir göründük…
Birkaç günden beri yeme alıştırmaları yapıyoruz… Küçülen mide normal besinleri unutmuş, yabancı madde olarak algılıyor. Dolayısıyla pek kabullenmiyor… Neyse ki biraz inat ve ısrarla sanıyorum bir uzlaşıya vardık ya da varmak üzereyiz… Moral inişli çıkışlı. Bugünkü hemşiremiz de sağolsun pek suratsızdı. Temizlikten sorumlu çok sevimli ve içten bir hanımın cesaretlendirmesiyle biraz kalkıp koridorda bir göründük…
Bionikali karakteri… Koridorların fatihi!
( müzik (kara şimşek ritmi) : Dandanadaammm dandanadamm dandanadamdam dam dam)
- Pınar, biliyor musun, bu makina bazen insan gibi konuşuyor…
- Biliyorum baba, özellikle ateşin 42'ye çıktığı zaman… :-)
22 Ocak 2015 Perşembe
21 Ocak 2015 Çarşamba
+ 7
Dün atlattığımız fırtınadan sonra, bugün hava gayet güneşli… :-)
Tahliller çok iyi ama belki dün yapılan yüklemelerin ürünüdür… Tansiyon neredeyse normale çıktı ve sürekli oynamıyor artık, sabitlendi.
Aslında 2 gün babamın hiç yataktan kalkmaması öngörülüyordu ancak sabah sondayı çıkarttırmayı başardı! Kalktık duş yaptık, cici olduk ama henüz koridorda turlayacak kıvama gelmedik…
Bugün yarın hücrelerden de bir haber çıkar diye bekliyoruz :-)
Dünkü günbatımı da zaten bugün havanın güzel olacağını ilan etmişti...
Tahliller çok iyi ama belki dün yapılan yüklemelerin ürünüdür… Tansiyon neredeyse normale çıktı ve sürekli oynamıyor artık, sabitlendi.
Aslında 2 gün babamın hiç yataktan kalkmaması öngörülüyordu ancak sabah sondayı çıkarttırmayı başardı! Kalktık duş yaptık, cici olduk ama henüz koridorda turlayacak kıvama gelmedik…
Bugün yarın hücrelerden de bir haber çıkar diye bekliyoruz :-)
Taze günlük pastörize selfiemiz
20 Ocak 2015 Salı
+ 6
Gece çok zor geçti…
Ateş çok yükseldi, titreme krizleri, çok düşük tansiyon, nabız yüksek…
Ateş düşürücüler verildi..
Sabah akciğer filmi ve eko çekildi… Kalple ilgili bir durum yok, ancak sıvı kaybettiği için sodyum, potasyum vs yi de orantılamaları gerekiyor…
"Septik bir tablo" söz konusuymuş: Dışardan mikrop kapmasına gerek olmadan bünyedeki mikroplar terör estirebilebiliyormuş… Antibiyotikler değişti…
Daha önceki günler de zaten çok bitkindi ve sürekli uyuyordu. Karın ağrıları, ishal, mide bulantıları ve kusmalar vardı… Dün itibariyle ilaçları da damar yoluyla almaya başladı.
Boyundan açtıkları 9 şeritli yola ek olarak 2 tane de duble damar yolu açmak zorunda kaldılar bugün.
Bu sabah Zafer hoca geldiğinde konuşması da bozulmuştu, dil pelte gibiydi. Bilinç tam açık değildi…
Şu an, yataktan kalkmasına izin yok, belki yarın… Sabah 2 ünite trombosit verildi, şimdi kan veriliyor…
Arada "Ben ölüyorum, hoca da benden ümidi kesti", "İki gün daha yaşamak için bunlara değmezmiş" gibi gel-gitlerini ve moral bozuntusunu ifade eden "güzel, özlü sözler" işitiyoruz… Ayrıca, azarlama potansiyelinden hiçbir şey kaybetmiyor, kaybetmeyecek !
Ateş çok yükseldi, titreme krizleri, çok düşük tansiyon, nabız yüksek…
Ateş düşürücüler verildi..
Sabah akciğer filmi ve eko çekildi… Kalple ilgili bir durum yok, ancak sıvı kaybettiği için sodyum, potasyum vs yi de orantılamaları gerekiyor…
"Septik bir tablo" söz konusuymuş: Dışardan mikrop kapmasına gerek olmadan bünyedeki mikroplar terör estirebilebiliyormuş… Antibiyotikler değişti…
Daha önceki günler de zaten çok bitkindi ve sürekli uyuyordu. Karın ağrıları, ishal, mide bulantıları ve kusmalar vardı… Dün itibariyle ilaçları da damar yoluyla almaya başladı.
Boyundan açtıkları 9 şeritli yola ek olarak 2 tane de duble damar yolu açmak zorunda kaldılar bugün.
Bu sabah Zafer hoca geldiğinde konuşması da bozulmuştu, dil pelte gibiydi. Bilinç tam açık değildi…
Şu an, yataktan kalkmasına izin yok, belki yarın… Sabah 2 ünite trombosit verildi, şimdi kan veriliyor…
Arada "Ben ölüyorum, hoca da benden ümidi kesti", "İki gün daha yaşamak için bunlara değmezmiş" gibi gel-gitlerini ve moral bozuntusunu ifade eden "güzel, özlü sözler" işitiyoruz… Ayrıca, azarlama potansiyelinden hiçbir şey kaybetmiyor, kaybetmeyecek !
17 Ocak 2015 Cumartesi
+3
Beklenen en zor gün bugündü aslında… Ancak nötropeni ve diğer yan etkiler daha erken başladı babamda… Nötropeni de ne?
Epey yorgun ve halsiz geçirdik bu 2 günü… Damardan mama, sıvı ve bugün yapılan kan takviyeleriyle sanki birazcık daha enerjik… 3 günlük bir "bebek" olarak bugün nihayet bir cesaretle yeni hayatının ilk duşunu alabildi…
Epey yorgun ve halsiz geçirdik bu 2 günü… Damardan mama, sıvı ve bugün yapılan kan takviyeleriyle sanki birazcık daha enerjik… 3 günlük bir "bebek" olarak bugün nihayet bir cesaretle yeni hayatının ilk duşunu alabildi…
Duştan sonra Öznur hemşire kateterine çok sevimli bir pansman yaptı :-)
Az önce koridorda turumuzu da attık… Artık biraz yorulduk...
14 Ocak 2015 Çarşamba
0 Büyük gün!
Dün akşamdan itibaren ve gece boyunca uyurken bile çok endişeliydi babam… Hatta gecenin 3'ünde sanırım üst kattan gelen yatak gıcırtıları veya havalandırma sistemi gıcırtılarını duyup "Bak yan odadaki, nakil yapılan çocuğun bağırtılarını duyuyor musun" diye sordu bana uykulu, uyku sersemi… Babam kabusa çevirmişti bu işi!
Şimdi gerçekte nasıl olduğunu görelim:
Öhöö öhööö… Tüh, peki, maalesef bağlantıda bir hata oluştuğu için göremiyoruz, fotoğraflarla yetineceğiz sayın seyirciler…
Şimdi gerçekte nasıl olduğunu görelim:
Öhöö öhööö… Tüh, peki, maalesef bağlantıda bir hata oluştuğu için göremiyoruz, fotoğraflarla yetineceğiz sayın seyirciler…
Bu bidondan şu metal cd kutusu gibi şeyler, onların içinden de "kasetler" çıkıyor
Bu donmuş bir "kaset"in görüntüsüdür. Sıcak suda eritilir…
Ve kan verilir gibi kök hücre nakli gerçekleşir…
Kasetlerin içi de yıkanır ki hiç hücre kalmasın, hepsi damarlara aksın…
Sonra boş kasetler çöpe atılır…
Evet bizim nakil o kadar iyi geçti ki, iki güne bölmeyi planladıkları şeyi 1 günde bitirdiler!
Şimdilik hafif mide bulantısı, hafif ishal, hafif baş ağrısıyla uyuyoruz… Umarım devamı da hafif geçer ya da babamın uykusu daha ağır basar :-)
13 Ocak 2015 Salı
- 1
Dün kemoterapiler bitti. bugün dinlenme günüydü. Yarın nakil gerçekleşecek.
Ancak hemşire gelip "15 kaset var, biraz fazla, iki güne bölünecek" dedi… Kaset dedikleri küçük hücre dolu paketler, kan almak gibi bir işlem olacakmış…
Şimdi babam hesap yapıyor:
- "Doktor, 5 milyon hücre topladık" demişti, 5 milyonu 15 kasete bölersek, kaset başına….
Ancak hemşire gelip "15 kaset var, biraz fazla, iki güne bölünecek" dedi… Kaset dedikleri küçük hücre dolu paketler, kan almak gibi bir işlem olacakmış…
Şimdi babam hesap yapıyor:
- "Doktor, 5 milyon hücre topladık" demişti, 5 milyonu 15 kasete bölersek, kaset başına….
11 Ocak 2015 Pazar
-3
Aslında epeyce yorgun ve halsiz… Ama disiplinli bir biçimde yürüyüş ve jimnastiği aksatmıyor, duş almayı da… İştahı olmamasına rağmen yiyebildiği kadar yemek yiyor… Endişeli ama pozitif.
10 Ocak 2015 Cumartesi
9 Ocak 2015 Cuma
Giresun'a yardım
Bugün babamdan çok, Hasan dedeye yardımcı olmaya çalıştım…
Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün telefon numarası kod farkıyla babamınkiyle aynı olunca, Giresun'un Evicek köyünden Hasan dede babamı aramış oldu… Adamcağız telefon kullanmayı zaten pek bilmiyor galiba, tesadüfen bizi aramış, bizden yardım istedi, (Ankara'yı arayabilmiş olsaydı benim kadar ilgilenirler miydi bilemiyorum) … Köyde mahsur kalmışlar, yol kapalı, elektrik yok, acil hastaları varmış, şarjı bitmek üzere… Giresun Valiliği'ni defalarca aradım, umarım Hasan beyi bulmuş ve kurtarmışlardır…
Bizim bugünkü genel durumumuz şöyle:
Ben bir ara uyanıp bu fotoğrafı çektim, babam çekmiş olsaydı arkadaki koltukta şekilsiz bir şekilde uyuyan bir Pınar görebilirdiniz…
Mönü, kahvaltıdan ve akşam yemeğinden sonra olmak üzere 3 saatlik iki öğün kemoterapiden oluşuyor…
5 gün boyunca… 6.gün dinlenme ve 7. gün nakil gerçekleşecek… Buna 0 deniyor, biz şimdi -5'teyiz yani… Asıl +3 gibi kötü yan etkiler görünüyormuş… Ben kemoterapi dönemi daha zorlu zannediyordum, bunlar rahat günlerimizmiş meğer…
Bana gelince... sigarayı depolamak diye bir şey mümkünmüş! :-) Hala sigara kokuyorum ve sigara dumanı çıkarıyorum gibi geliyor… Ya da içime çektiğim her nefesi sigara dumanına dönüştürme kabiliyeti geliştirmişimdir :-P
8 Ocak 2015 Perşembe
İlk gece
Biraz terleme dışında gece gayet güzel geçti…
Sabah 7:30'da iştahla kahvaltı yaptık, sonra biraz yürüyüş… Koridor fazla uzun değil tabii..
10'dan itibaren ilaçlar başlıyor, şu anda kemo alıyor...
Sabah 7:30'da iştahla kahvaltı yaptık, sonra biraz yürüyüş… Koridor fazla uzun değil tabii..
10'dan itibaren ilaçlar başlıyor, şu anda kemo alıyor...
7 Ocak 2015 Çarşamba
İlk saatler...
Saat tam 14:30'da steril odaya ayak bastık ve anca popomuzu sandalyeye koyabildik…
Uzun uzun tanışmalar, kurallar, vs… Önce bir gün kullanılmak üzere bir damar açıldı, ama 15 dakika sonra ameliyathaneye indirilerek katater takıldı. Birazdan önceden açtıkları damarı kapatacaklar :-) Bu arada bir de akciğer filmi çekildi, sanırım katater lokalizasyonu ve kanyolları haritasını çıkarmak için :-))
Hemşire yine girdi odaya! Alerjiye karşı bir ilaç takıldı… Yemekler de gelmiş, biz yiyene kadar bu ilaç bitti… Ve şimdi "kemoterapi"lerden biri takıldı… 3 saat sürecek ve eklemlerini kıpırdatmaması gerekiyor, yoksa kemik ağrısı yaparmış…
Şimdilik bu kadar… Haa bi de zeytinyağlı püre olmuş brokoli yenir mi!?




Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















